KONUK YAZAR

KONUK YAZAR


Çocuk Susmaz Aslında

26 Kasım 2018 - 13:46 - Güncelleme: 20 Nisan 2019 - 10:21

Mutlu olmak için bir gofret, yıldızlı bir pekiyi, aferin, sevgi ve güven ... Yetişkinler için ufak, çocuklar için hayatın anlamı, yaşam boyunca unutulamayan kalplerde iz bırakan derin yaralar. Verilmeyen hediyeler, söylenmeyen aferinler, tutulmayan sözler … Aslında istismar istemeden çocuklukta başlıyor, kişiliğimizin temellerinin atıldığı çocukluğumuz hayatımızı ileriye veya geriye götürebiliyor. İhmal, duygusal, fiziksel istismar ve cinsel istismar çocuğun ruhsal dünyasında tamiri mümkün olmayan yaralar açmakta, çocuğun gelişimi en üst düzeyde tamamlamasını, olumsuz etki etmektedir. İstismar ve ihmalin bu farklı şekilleri yalnız aileleri değil, toplumu, sosyal kuruluşları, yasal sistemleri, eğitim sistemini ve iş alanlarını da etkileyen bir halk sorunudur (Taner ve Bahar, 2004; Akduman ve ark., 2005).

Yetersiz sevgi, şefkat ve ilgiyle sürekli saldırıya uğrayan bir çocuk sadece cinsel istismarda değil tüm tehlikelere açıktır. Yapılan çalışmalar istismara uğrayan çocukların çoğunlukla duygusal yönden zayıf çocuklar olduğu gözlenmektedir. Kendini ifade edebilen, savunabilen, güçlü karakterli çocuklar istismarcılar için risk taşıdıklarından dolayı hedef haline gelmeleri de oldukça zorlaşıyor.

Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını şöyle tanımlıyor. "Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir." Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre; "18 yaşın altındaki her insan çocuk sayılır". Çocuk istismarı, karmaşık nedenleri ve trajik sonuçları olan, tıbbi, hukuki, gelişimsel ve psiko-sosyal kapsamlı ciddi bir sorundur (Kara ve ark., 2004). Son yıllarda cinsel suçlar artmakta ve çocuk cinsel istismarı da ilk sıralarda yerini almaktadır. Çocukluk dönemi, cinsel gelişim ve bilgilenmenin henüz tamamlanmadığı bir süreçtir. Bu dönemde yaşanacak herhangi bir cinsel istismar eyleminin, özellikle aile içinden kaynaklanması çocukta meydana gelebilecek zararı daha da ağırlaştırmaktadır. Bu eylemlerin sonucu olarak; çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesi, sağlık güvenliliğinin tehlikeye girmesi söz konusudur. Cinsel istismar çocuklarda uzun süreli

duygusal ve davranışsal etkilere, korku, depresyon, kızgınlık, düşmanlık ve uygunsuz cinsel davranışlara yol açması çocuğun kişilik gelişimine olumsuz etki yaratır. Bu nedenle çocukların, cinsel istismarı tanımlama veya gösterme yeteneğinde olduklarına inanılmalı ve profesyonel kişilerden destek alınmalıdır. Çocukluk dönemindeki cinsel istismar çoğu zaman kimseye söylenmediği için fark edilinceye kadar çocuk tarafından gizlenir ya da özellikle tanıdık biri tarafından istismara uğrayan çocuk olayı bir oyun olarak algılayabilir zamanla bunun bir suç olduğunu kavrar, suçlu hisseder ve utanç duyar. Cinsel istismar sonrasında çocukların sessiz kalmasının nedenleri; kendilerine inanılmayacağı düşüncesi, istismarcının tehdidi, nasıl anlatılacağını bilmeyebilir, cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilir, iyi çocukların cinsellikle ilgili konuşmaması gerektiği söylenmiş olabilir. Çocuklarınıza hayır demesini öğretebilmeli, duygularını paylaşacağı güvenli bir ortam yaratabilmelisiniz. Çocuk susmaz aslında, fiziksel belirtiler önemli ayıraçlardır ancak çocuk sinyallerini mutlaka verir. Bebeklik döneminde; tuvalet eğitiminde bozulmalar, cinsel içerikli sözcükleri kullanmada artma, cinsel organları ile fiziksel olarak aşırı uğraşma, oyunlarında cinsel içeriğin fazla olması, uyku bozuklukları gözlemlenebilir

4 - 6 Yaş arasında; korku (yetişkinlerden aşırı derecede korkma), cinsel içerikli sözcük ve davranışlarda artma (cinsel organları gösterme, cinsel organları ile aşırı fiziksel uğraş veya açık mastürbasyon), cinsel ilişkiyi ayrıntılı bilme fark edilebilir.

7 - 16 Yaş arasında; okul başarısında düşme, korku (özellikle yetişkinlerden), depresif belirtiler, travma sonrası stres bozukluğu belirtileri, yaşa uygun olmayan davranışlarda artma (anne ya da abla davranışı gösterme), cinsel konularla aşırı uğraşma, cinsel saldırganlık (başkalarını cinsel ilişkiye zorlama), aşırı veya açıktan mastürbasyon, evden kaçma veya eve gitmede isteksizlik, kendine zarar verme, intihar girişimleri gerçekleşebilir. İstismarcıların da bir zamanlar çocuk olduğu unutulmamalıdır. İstismarcıların geçmişinde kendi istismar hikayelerini bulmak mümkündür. Bu açıdan bakıldığında istismara uğrayan çocuğun psikolojik yardım alması oldukça önemlidir. Çocuğun yaşadığı bu travmayı en hafif şekilde atlatabilmesi adına ve daha fazla zarar görmemesi için profesyonel destek şarttır. SUSMAYIN istismar gördüğünüz veya uğradığınız zaman gerekli yerlere başvuruda bulunun, Unutmayın ki bu olaylar bazen evimizin içinde, bazen gözümüzün önünde gerçekleşir. Sessiz kalmak geleceğin ruhsal ve kişilik bozukluğu olan bireylerin gelişmesine öncü olur. Sessiz

kalmak istismara ortak olmaktır. İstismarın her türlüsünün ortadan kalkması dileğiyle.. Psikolog Beniz Yılmaz

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum