Emine SARKIN

Emine SARKIN


UZUN YOL

20 Ekim 2013 - 00:00

Yol uzun şimdi, gidiyorum evet, hiçbir şey bilmeden, tüm bilinmeyenler gibi

Uyan diyorum ey gözlerim sabahın tan yeri ağarmadan uyan, gittiğin yolu gözle

Öyle bir şehir ki dağları sarıya çalan, sandım ki! Hep sonbahar buralar

Benzemiyor bizim oralara, neden bilmem

Elimde değil inan özledim yine Anne

Kekik kokan dağlarımı, yeşili tükenmeyen yamaçlarını

Yol çok uzunmuş sevdiğim, yalnızlık sarıyor etrafımı

Halbuki nasılda davetkar bir yoldun gözlerime

Muhabbetleri samimi, insanlar çıkıyor biraz ilerde yolumuza

Sohbet koyulaşıyor, eskiden kalma yer etmiş silinmeyen anılar dilimizde

Gecenin koyu karasında sen düşüyorsun yine aklıma

Bilirler mi acaba, kapana baştan sıkışmış bir yürek var, bura(da).

Seni özlediğim kadar, sende özlüyor musun bilmem ki! beni

İnan bitmiyor, bilmediğim bu ellerde uzun mu uzun yollar

Cevapsız işte yine tüm sorular, çoğalıyor söylemese dilimde

Ah yok mu? O sensizliği yüreğime bırakıp giden, gün batımı

Kalbim başladı, kimseler göremese de gözyaşlarına

Gün karaya vurdu yine cansız mı ki! Şu denizyıldızları da

Bitmeyecek bir yola koyuldum

Sonu gelmeyen, sonu gelemeyecek, muammadır gidilen yol

Çektiğim azap olsa da, ne gam nede keder

Ben azabımda, sel olup aksamda, Yarada’ na sığındıktan sonra

Bundan büyük mutluluk kim ki verebilir bana!!!

Yol uzun bir şey söylemek, yok yok bir şey söylemeden gitmek

En mutlu anlarım seninle baş başa söyleştiğim anlarımdır

Ne o benden ayrı şimdi, nede ben ondan farklıyım bildiğiniz gibi

Hep aynı işte, hepimiz kitap aralığıyız hayatta

Doğru yerden ayırmalıyız, kitap bitmeden

Yol uzun mu uzun, kabe eşiğinde edilen bir dua dilimde

‘Ya Rabbi belayı AŞK ile kıl aşina beni

bi dem belayı AŞK’tan kılma cüda beni’ sayıklıyordum gün ışıklarıyla yüzümde seni

Bilmem ama, Her kez aşktan nasibini aynı almamış ne yazık ki

Hz. Osman’ın da dediği gibi duyduğum en umut verici söz bu

’Nasip etmeyeceği şeyi hayal ettirmez yaradan’.

Yalan dünyaya kanmadan

Ya da beni tılsımlayan, denize vuran dolunay gibisin sevdiğim

Yol boyu hayallerimi yokladım durdum

Meğer hayal bile edemeyeceğim anlarda nasip olmuş kısacık ömrümde bana

Nasip olup ta hayat boyu olmayacakları da koynuna alıp gizlemeli

İnsan bir an bile yorulmadan

Mevsim sonbahar galiba yada ,bende bitmeyen bir sonbahar

Göreme mükemmel yerlisi yabancısı

Her biri tarihin bir yerinden kalma

Tepelerden sizi izleyen peribacaları takılıyor gözlerime

Hoş geldin der gibi hakim tepelere

Etraf sarıyla yeşilin buluşmasıyla karamel

Güzü sıcak, gecesi soğuk Avanos’a giderken önce yüreğinizi sonra üzerinizi örtün

Üşümeyin ve unutmayın sakın soğu ayaz mı ayaz

Aynı yüreğim gibi kararlıda olsa, geçişleri acı çektiriyor bana

Ne çare ,gündüzü sıcağında gecesi soğundan yanık

Ihlara vadisi var yok arası bölük bölük gecenin karanlığında,

Elimde dumanı üstünde kahvemle vadiyi seyrederken

İhtişamı ise bitmiyor dönüş yolunda üzüntü ardımda

Biraz uzaktan sesler geliyor dalga dalga

Bende eşlik ediyorum türküye ‘ yazması oyalı kundurası boyalı yar benim ‘

Fuzülinin rana makamı geliyor aklıma

Bir daha gıpta ediyorum yürekten

Müptelası olunası, çoktan geciken beyitler

Her sayfaya şifrelenip yazılanlardır şimdi

Hem gidilen , hem de bırakıp ta gidilmeyen…

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum