Mehmet Emin Sofuoğlu

Mehmet Emin Sofuoğlu

ZAMAN, O ZAMAN DEĞİL ARTIK !

07 Aralık 2016 - 18:28

Kısır tartışmaların, günlük dedikoduların, "gelecek mefkûremiz"le uzaktan yakından alâkası olmayan yavan söylemlerin, cambazlıktan başka bir işe yaramayan tutum ve davranışların hükümranlığını sona erdirme zamanı geldi geçiyor. Küçük dünyalarında basit çıkarları için büyük laflar edip, bunu memleket meselesi, dava adanmışlığı olarak pazarlayanları, binbir takla ve entrika ile ele geçirdikleri köşebaşlarından alaşağı etme zamanı geldi geçiyor. Dava derinliğine, tarihsel sorumluluklarımıza, küresel konjönktüre ve Büyük Türkiye'ye dair hiçbir kanaati, vizyonu ve heyecanı olmayan riyakarlara, tavır alarak hadlerini bildirme zamanı geldi geçiyor. Sahte STK'cı, yalancı politikacı, yalaka bürokratlara pirim verme devri geldi geçiyor. Az sıkıştığında kuyruğunu kıstırıp sıvışanların, işler yoluna girince “merkez”i gaspedip ganimet kapma hatta yağmalama yarışına giren kelepircilerin, saltanat süreceği zaman değil artık! Hele hele bu yüzsüz hergelelerin, gerçek dava adamlarını yollarında engel olarak görüp ortadan kaldırmak için kılıç sallamalarına hoşgörü gösterilecek zaman hiç değil!

Artık;

Hakkı hâkim kılma adına yıllarını "kutlu mücadele"ye adamışların, soylu davamız adına bedel ödemişlerin, bu ülkenin asıl omurgasını oluşturan sessiz ve onurlu insanların, gerçek "dava adamları"nın önünü açma zamanı. Yokluk zamanlarında azıcık kazançlarından infak edenlerin, kimselerin ortalarda görünmeye cesaret edemediği puslu günlerde mevzi değiştirmeden

mangal gibi yürekleriyle çelik yumruklarını göğe yükselterek zalime karşı Hakkın tarafında olanların, varlık zamanlarında ganimet peşine düşmeyerek imtihanlarını güzelce verenlerin işe koşulma zamanı artık.

Çünkü;

Bu Azîz Millet, kendine lâyık olan idareciler istiyor. Bu Necîb Millet, kendi nezdinde ciğeri beş para etmeyen simsarlardan, taklacılardan, altına zâlim üstüne yalaka züppelerden, kasıntılı meymenetsizlerden, Beyaz Müslümanlardan/Beyaz Türklerden bıktı artık. Vicdanlarda kirlenmiş, kendini temsil etmeyen, kendine hizmet etmeyenleri istemiyor bu millet, istemiyor, anlayın!

Biz biliyoruz ki, bu ülkede hizmet bekleyen garîb-gurabâ var,

medeniyet coğrafyamızda, yolumuzu gözleyen mazlumlar var. 'Yeryüzünden merhamet çekilmemiş, sizlerin merhamet elini görmek bizi mutlu etti' diyen mazlum ve mağdurların,

"Geleceğinizi biliyorduk" diye bakan umut dolu bakışları var üzerimizde.

"Biz, 'âdil bir dünyayı, yeniden inşa' hedefine kuşanmış, soylu mücadelenin adanmışlarıyız" diyenlerin, el ele omuz omza, yürek yüreğe bütünleşerek yürüme mecburiyeti var artık.

Medeniyet değerlerimizi, adâleti ve merhameti yeryüzüne hükümran kılacak aşkın mes'uliyetini de yüklenme mecburiyetimiz olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Müslümanlar,

Hâk-Bâtıl mücadelesinde;

lüks, makam ve para hırslarını, kişisel çıkarlarını bir kenara bırakma iradesi gösterip,

milletin ve ümmetin çıkarlarını ön planda tutarak, yeryüzünü kan ve zulme boğan karanlık odakları, küresel sömürü düzenlerini yok etme niyetiyle yürüdüklerinde,

Allah'ın yardımı üzerlerine gelecek,

gökyüzünün görünmez orduları kendileriyle birlikte olacak

ve sonra,

YERYÜZÜNÜ KAN VE GÖZYAŞINA BOĞAN ZULÛMLER YOK OLACAK, ADÂLET VE MERHAMET EKSENLİ SEVGİ MEDENİYETİ YERYÜZÜNÜ KUŞATACAKTIR!

Vallahi; gece gündüz demeden çalışsanız da, yan gelip yatsanız da, Allah nurunu tamamlayacaktır. Aslolan siz bu davanın neresindesiniz?

NE MUTLU, NEFİSLERİNE VE ZULME RESTİ ÇEKİP, HAKKI HÂKİM KILMA HEDEFİNE ADANAN SAMİMİ ERKEKLERE VE SAMİMİ KADINLARA!

LÂ GÂLİBE İLLALLAH!...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

www.manisagundemi.com