Esra Şanlı

Esra Şanlı

Saglık

Otoriteye itaat

18 Temmuz 2017 - 18:43

Hayatımızın her alanında otoriter insanlar olabilir. Bu kişiler dik duruşları, sert bakışları dediğim dedik tavırları sebebiyle kimi insanlar tarafından antipatik gelse de birçokları kendilerini bu insanların yanında görmek isterler.

Peki ya insanlar neden otoriteye karşı hep boyun eğerler?

‘’Çünkü onların bu otoriter tavırları insanları cezbeder. ‘’

Düşük özgüvene sahip insanlar bu kişileri her zaman bilgili kendine güvenen güçlü karakterler olarak hissederler ve ister istemez bu tavırlara karşı bir ihtiyaç hissederler.

İnsan eğer kendini bilmezse, kendi farkındalığına ulaşmazsa, becerilerinin yeteneklerinin bilincine varmazsa yaşamları boyunca bu insanların gölgesi altında kalmaya mecbur kalacaktır. Hatta bazı zamanlarda kendilerini bu insanlara beğendirebilmek adına, kendi prensip ve inançlarına sadık kalmayacaktır.

Milgram ve Asch’ın OTORİTEYE İTAAT deneylerinde olduğu gibi insanlarda, karar vermede çevrenin ne kadar önemli olduğu ya da kendi çıkarlarına, kendi vicdani değerlerine ne kadar ters düşse de otoriteleri koşulsuz yerine getirme isteği olduğunu ortaya koymuşlardır.

İnsanların ne söylediklerini sorgulamak ve bu söylediklerine karşı çıkmak yerine onları kendilerine beğendirebilmek adına, istemsizce uyum sağlama çabaları vardır. Hatta bazen bu durum fiziksel ve psikolojik şiddete kadar gitse bile boyun eğme her koşulda kaçınılmazdır.

Bazı zamanlarda can güvenliği söz konusu olsa bile fiziksel güç ya da psikolojik şiddet bireyleri duyarsızlaştırır. Sırf göze batmamak, mimlenmemek adına çoğu insan üstlerine veya müdürlerine boyun eğmek zorunda kalır. Soru sormak, araştırma yapmak, düşünmek büyük bir yükmüş gibi görünür. Sanki itiraz etmenin sosyal maliyeti var gibi insanlar toplum içinde itiraz edemeyip ilk adımın sorumluluğunu birbirlerine yükler.

PEKİ, YA OTORİTE SAHİBİ NASIL alt edilir??

Bireyler öncelikle kişisel gelişimin farkındalığını kazanmalıdır. Bilgili insanın her zaman verecek bir cevabı bulunur. Karar mekanizmaları gelişir ve otomatik cevaplar verir. Dik duruş, dik oturuş, ses tonundaki etkileyicilik, jest ve

mimikler önemlidir. Bir birey yeteneklerinin, bilgi birikiminin ne kadar farkındaysa özgüveni doğru orantıda artacak ve otoriter insanlara başkaldırı başlayacaktır.

Bir diğer nokta da kişinin Ses tonunun yeterli seviyede olması vurgulanır. Özgüveni yükseltebilmek adına gereğinden fazla yüksek sesle konuşmak yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir.

Doğru ses tonu iletişimi güçlendirir. Konuşurken akıcı konuşmaya ve rahat görünmeye çalışmak gereklidir.

Son olarak kişi duruşuna özen gösterebilmelidir. Hatta bu duruş ayakta ya da otururken önemli noktalara sahiptir. Örneğin otururken omuzlarımız düşükse ve bakışlarımız yere yakın mesafedeyse depresif eğilimler artacaktır. İnsanlarda çökkün, mutsuz bir algı yaratacaktır. Bu durum hem otururken hem de ayaktayken de geçerlidir. İki durumda da omuzlar dik, baş ve bakışlar her zaman karşı yöne bakacak şekilde olmalıdır.

Unutmayın ki ‘’Tebessüm, her kapıyı açan sihirli bir anahtardır.’’ Der Daniel AMİEL ve unutulmamalıdır ki her şeyin başı gülümsemekten geçer.

İlişkilerinizi gülümsemenizle güçlendirin ve otoriter insanları etkisiz hale getirin.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

www.manisagundemi.com