Esra Şanlı

Esra Şanlı

Saglık

Anne Bağımlısı olan çocuklardaki ayrılma psikolojisi

05 Haziran 2017 - 10:47

Anneler yeryüzünün en duygusal, en hassas varlıklarıdır. Hayatlarının neredeyse tamamını hatta ve hatta sahip olduğu her ne varsa hiç düşünmeden çocuklarına bağışlayabilirler.

Hamileliğinin ilk günlerinden itibaren başlayan anne ile bebek arasındaki duygusal bağlar bebek yetişkin olana kadar devam eder. Sabırsız bekleyişler, düzenli kontroller heyecanlı anlar her biri anne için yegâne anlardır. Bazı zamanlarda bir ihtimal bebeğine zarar geleceğinin düşüncesi bile annede endişe ve kaygılanmalara sebep olabilir.

Bebeğin doğumuyla birlikte ise annenin normalden farklı davranışları olabilir. Peşi sıra gerçekleştirdiği normalin üzerinde sevgi gösterileri, ilgi ve alâka, bebeğin yanından bir an olsun ayrılmamalar bunlara örnektir. Zaten bu süre içinde gösterilen sevgi gösterilerine bebek o kadar alışır ki anne haricinde kimsenin bakımına izin vermez. Çünkü çocuktaki gerekli olan psikososyal gelişim ve güven duygusu sadece anneye odaklı olur. Bu durum ilk 2 yıl içerisinde normal kabul edilse bile zaman içerisinde bebekte ‘’anneye bağımlılık’’duygusunu oluşturur sonrasında ise çocukta ‘KİMSE GÜVENLİ DEĞİL!’’ algısı ortaya çıkar. Yakın çevreden uzak durup, olası durumlarda panik halinde davranışlar gerçekleşebilir.

Kontrolcü davranışlar ve çocuğun tek başına yapabileceği uygulamaları ailenin üstlenmesi çocuğun ’’Ben beceriksizim. Annem olmadan hiçbir şey başaramam’’ şeklinde yorumlamasına sebep olabilir. Kademeli olarak çocuğu özgürleştirmeyi denemelisiniz. Yakın çevrenizden başlayıp belirli dönemlerde çocuğun sizle olan mesafesini arttırabilirsiniz.

Buna benzer olumsuz durumu anne başta fark edemez hatta çevreden gelen söylemleri reddeder. Fakat ileriki dönemlerde birçok alanda bebek anneye problem davranışlar yaratabilir.

En büyük sorun çocuk okul çağına geldiğinde başlar. Okul fobisi ortaya çıkabilir ve çocuk anneden ayrılıp okula gitmek istemez. Okul saatleri içerisinde çeşitli fizyolojik sebeplerden bahaneler üretip okuldan eve gelmek isteyebilir. Hatta bazı zamanlarda gitmemeye yönelik bahaneleri geceden başlayabilir. Sizin göstereceğiniz tavır çocuğu şekillendirecektir. Yumuşak başlı olup, çocuğun isteklerini ‘’koşulsuz’’ yerine getirdiğiniz takdirde çocuğunuz hiçbir alanda başarılı olmayıp her alanda tamamen size bağımlı hale gelecektir.

Her çocuk ağlar!!

Çocuğunuz ağlamasın diye her dakika yanında bulunmak zorunda değilsiniz. İhtiyaçlarını her an karşılamak zorunda da değilsiniz. Konuşabildiği, kendini ifade edebildiği sürece sizden yardım istemediği sürece isteklerini koşulsuz yerine getirmeyi bırakmalısınız. Öncelikli göreviniz çocuğun yapabileceğine yönelik motive etmektir ve çocuk denemeyi öğrenip, gayret etmeyi öğrenebilmelidir.

Öğrenmek elbette ki zorlu bir süreçtir. Yeri geldiğinde kazalarda yaşayabilir ama bunu zaman içerisinde deneyimleyecektir. Sizden yardım istemeden her şeyi tepsiyle önüne sunarsınız

hazırcılığı öğrenip tembelleşmesine sebep olursunuz ve zamanla sosyal uyumda gerilemeler yaşanıp, asosyal kişilik yapısı, bağımlı kişilik bozukluğu görülebilme olasılığı artar.Bunların temelinde büyük olasılıklı çocuk ve anne arasındaki otoriter ve aşırı korunmacı davranışlar yatar.

Doğumundan itibaren bebeği vücudunuzda bir organmış gibi devamlı olarak kucakta taşımayın, ağlamasın diye isteklerini o dakikada gerçekleştirmeyin, yardım istemese bile zorlanmış olduğu durumlarda engelleri önünden kaldırmayın, her alanda sizden onay ve kabul beklemesini beklemeyin.

Anne ve çocuk birbirinin bağımlısı olmamalı. Çünkü anneye olan bağımlılık, siz yanınızda olamadığınız dönemde çocukta gelecek dönemlerinde ‘’maddeye olan bağımlılığa’’ dönüşüm yaşatabilir. Bu madde de kimi zaman alkol, kimi zaman uyuşturucu olabilir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

www.manisagundemi.com