Reklam
  • Reklam

Saruhanlı da Çiftçi Üzümü Erken Kesmeye Başladı

Yağmurun ve dolunun zamansız yağması üzümü etkiledi. Saruhanlı ‘da çiftçi üzümü toplamaya başladı. Üzümde oluşan hastalıklar erken toplanmasına neden oldu. Saruhanlı’da Ziraat Mühendisi olan Uğur Anadolu erken hasadın sebebini anlattı

08 Ağustos 2018 - 16:51

Saruhanlı’da üzüm erkenden toplanmaya başlandı. Çiftçi ilaç kullanmasına rağmen sonuç elde edemiyor. Üzümde oluşan hastalıklar çiftçiyi olumsuz etkiledi. Saruhanlı’da Ziraat Mühendisi olan Uğur Anadolu üzüm hastalıklarını değerlendirdi. Anadolu, üzüm tanelerinde çatlamalar olduğunu, yağmurun etkisiyle bu çatlamaların arttığını ve ekstra maliyet yarattığını belirtti. Çiftçiler ne yapacaklarını şuanda bilmiyor, ziraat mühendisleride bir çözüm bulamıyor. Üzüm bağlarında çürümenin fazla olduğunu belirten Anadolu, çürümenin nedenini fazla hormon kullanılmasına ve yağan yağmurun neden olduğunu belirtti. Üzüm salkımında bir tanenin çürümesi bütün salkımın çürümesine neden oluyor bu yüzden çiftçi bu yıl üzümü erken toplamaya başladı.

‘’Üzüm Bağları Şarap Fabrikası Gibi Kokuyor ‘’

Üzüm bağlarında oluşan hastalıklar üzümün ekşimesine ve pis bir kokuya neden oluyor. Bağda önemli zararlara neden olan ana hastalıklar ölükol, bağ mildiyösü ve bağ küllemesi gibi oluşan hastalıklar üzümün çürümesinin başlıca nedenleri. Anadolu, şuanda bağların çürüyen üzümler nedeniyle şarap fabrikası gibi koktuğunu belirtti. Çiftçi ilaç alıyor fakat çözüm elde edemiyor. Çiftçinin istese de çürümeyi engeleyemeceğini belirten Anadolu doğal afetlerden dolayı hastalıkların oluştuğunu belirtti. Bağda kurşuni küf hastalığının fazla olduğunu belirten Anadolu bu yıl hasadın az olacağını söyledi.

Bağda Kurşuni Küf Hastalığı Nedir?

Sofralık ve şaraplık bağlarda önemli ürün ve kalite kayıplarına yol açmaktadır. Salkım çürüklük etmeni olarak da anılmaktadır. Hastalığın belirtisini salkımlara ben düştükten sonra daha iyi görebilsek de her dönemde yani çiçek öncesi, ince koruk ve kapalı salkım dönemlerinde bile hastalık bağda bulunabilmektedir. Hastalık bağ içinde bulunabilse de her zaman hastalık belirtisi oluşturmamaktadır. Belirtiler konukçu ve çevre ile ilgili bazı koşulların sağlanmasından sonra ortaya çıkabilmektedir. Kurşuni küf ile sorunsuz bir savaşım yapabilmek için ilk bilinmesi gereken konu, hastalık etmenini tanımaktır. İkinci bilinmesi gereken ise, bu etmenlerin tanelere ya da salkımlara ne zaman bulaştığıdır. Sürgünlerin uzamaya başladığı ilk andan itibaren faaliyete başlar ve tüm yeşil aksam üzerinde belirtiler gösterir. Olgunlaşmış meyvelerin kabuğundaki büyüğünden küçüğüne her bir yara kurşuni küf etmeni için potansiyel giriş noktasıdır. Sıkışık salkımlı üzüm çeşitlerinde gelişen basınç sonucu meyve kopması ya da mekanik yaralar, şiddetli yağmur, dolu yaraları ve kuş yenikleri ile sonuçlanan yaralarda hızlıca gelişebilmektedirler. Salkım güvesi, larvaları tarafından olgunlaşmış meyvelerde küçük giriş boşlukları oluşturmaktadır. Benzer bir şekilde, sezon başlangıcında, ufak şekilde yaralayarak beslendiğinde büyüyen danelerde küçük çatlaklara neden olur, elastikiyetinin azaldığı meyve kabukları üzerinde korkunç sonuçlara sebep olabilir. Külleme ve mildiyö gibi hastalıkların oluşturduğu yaralarda ya da nekrozlarda, saprofitik özelliği yüksek olan ve ölü dokularda hızla yoğunlaştığı bilinmektedir.

Ölükol Hastalığı Nedir?

Genellikle sürgün, salkım sapları ve yaprak saplarında belirtiler görülür. İlk olarak siyah küçük lekeler şeklinde görülür ve zamanla bu lekeler belirginleşerek kabukta çatlamalara neden olur. Kışın sürgünler beyazlaşır ve siyah noktacıklar daha belirgin hale gelir. Hastalık etmeni bağlarda dormant

sezonlarda kabukların ölü ya da ölmekte olan dış katmanlarından bitkilere giriş yapabilir, yani yaralanmış ya da yaralanmamış dokulardan enfeksiyon yapma yeteneğine sahiptir. Fungal etmen kis gibi olumsuz koşulları kabuklarda piknit (ürema organı), misel ve gözlerde ise sadece misel olarak geçirmektedir. Nemli bahar havalarında olgunlaşmış piknitlerden sporlar serbest bırakılır ve yakınlardaki sağlam dokulara sporlar taşınmaktadır. Enfeksiyonlar çoğunlukla serin, nemli havalarda ortaya çıkar ve fungus yaprak stomalari (doğal açıklık), budama yaralarından, sürgünlerdeki lezyonlardan ya da yaralanmamış sürgün gözlerinden bitkiye giriş yapmaktadır. Fungal etmen bitkiye girdikten sonra sistemik olmaktadır. Hastalık etmeninin uzun mesafe taşınmaları ise asi gözleri, kalem ve genç fidanlar gibi bulaşık bitki materyallerinin yeni alanlara sokulması ile olmaktadır. Gövde deki piknidler başlangıçta bitki dokusuna gömülüdür, fakat daha sonra epidermis dokusunu yırtarak dışarı çıkar ve bunların görünümü sert ve siyahtır. Fungal etmen gövde, yapraklar ve meyvelerde de bulunabilir.

Nazlı CAN

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kaymakamın bu fotoğrafı tepki çekti
Kaymakamın bu fotoğrafı tepki çekti
Mert Şişmanlar Dünya 3. Oldu
Mert Şişmanlar Dünya 3. Oldu
www.manisagundemi.com